23 Şubat 2018

Dubai Günleri - Medinat Jumeirah



Bir gün öncesindeki Dubai Mall negatifliğini tamamen nötrleyen hatta pozitife geçiren bir yer oldu bizim için Medinat Jumeirah. İyi ki de gittik. Güzel tasarlanmış deniz kanalları, kenarındaki güzel evler, rezidanslar ve oteller, yaklaşık 20 dk süren güzel bir Abra turu... Her şey çok güzeldi. Üstelik içinde nefis bir kapalıçarşı var. Tüm alışverişlerimizi yaptık, gezdik, eğlendik, güzel bir de yemek yedik. Burada çok güzel vakit geçirdik.

















22 Şubat 2018

Dubai Günleri - Dubai Mall



Gelelim Dubai'nin en kötü yerine... Evet burası benim sabırsızlıkla beklediğim, merak ettiğim bir yerdi ama tam bir hayal kırıklığı yaşadım. Belki de çok AVM insanı olmadığımdandır. Ama AVM yi sevseniz bile burası için özel akciğerlere ya da gaz maskesine ihtiyacınız olabilir çünkü tüm AVM ağır bir parfüm kokusunun etkisi altında. İnanın abartmıyorum, bir süre sonra gözlerimiz sızlamaya başladı. Koku akciğerlerimize yapışmıştı. Ayrıca büyük olması dışında herhangi bir AVM den çok da farklı değil. Dev akvaryumu ise oldukça sevimsiz. Küçücük yerlere sığdırılmış balıklardan oluşturulmuş mağaza vitrinleri daha da sevimsiz. 

Dışarı çıkıp hava alalım dedik. Doğru dürüst yürüyecek kaldırım yok. Gide gide uzun bir metro tünelinde bulduk kendimizi. Şöyle bir mantığı var şehir merkezinin. Binanın önünde araçtan in binaya gir gez, çık, tekrar araca bin diğer binaya git.....

Biz normalde Burj Khalifa'ya da çıkacaktık ama bu şehir merkezi sevimsizliği acayip canımızı sıktı, hevesimizi kaçırdı. İyi ki de bilet almamışız. Gideceğimiz gün hava pusluydu. Hiçbir şey göremeyecektik. 
















21 Şubat 2018

Dubai Günleri - Old Dubai



Dubai'nin en kimlikli, kişilikli yeriydi Old Dubai (Creek diye de geçiyor). Adı üstünde şehrin ilk kurulduğu yer burası. Yerel halkının olduğu, bizim Ankara Ulus ya da İstanbul Eminönü gibi bir yer. Buranın büyük bir kapalıçarşısı, kuyumcuların olduğu özel bir bölgesi ve nehri var. Geleneksel tekneleri olan "Abra" larla bu nehirde tur atabilirsiniz. Maalesef biz gece gittik. Gündüz de burayı görmek isterdim açıkçası. 

Satıcılar tam bir efsane. "Altın var, elmas var" diye bağırıyorlar. Ayrıca şal satan amcalara dikkat etmek gerek. Şalı bir halat gibi kullanıp, boynunuza dolamak suretiyle sizi avlayabilirler. Ürünlerde sağlam pazarlık yapın, 200 tl ile başlayıp 80 - 90 tl ye ( dirhem yaklaşık 1 tl o yüzden tl diyorum sürekli) alabilirsiniz. 

Karışık bir yer olduğu için yemek yenecek yerleri de öyle. Hint yemekleri ve Afgan yemekleri var. Biz açlıktan artık sürünmeye başlamıştık ki kendimizi efsane konsepti olan (!!??) bir Afgan lokantasına zor attık. 



Evet burası bir Afgan Lokantası. Konsepti bir kenara bırakırsak yemekleri güzeldi. Kuzu biryani yedim ben. Buralarda meşhur bir şey biryani. Her türlüsü var...






 Şehir Merkezinin aksine burada farklı camiler bulabildim. 


Şunu takan ablaya saygılarımı sunuyorum...



Karanlık olunca fotoğraflarda iyi çıkmıyor ama çok güzel bir akşam manzarası vardı Old Dubai'nin. Hafif esinti, ışıklar, su, esnafın koşturmacası... Gökdelenlere tercih ederim :)










20 Şubat 2018

Dubai Günleri - Jumeirah Beach



Dubai'de en sevdiğimiz yerlerden birisi oldu Jumeirah Beach. Burj Al Arab manzaralı sahilinde yürümek çok güzeldi. Kum olan sahili bolca deniz kabuğu kırığı ile doluydu. Sanki kum bu kırıklardan olmuş gibiydi. Bir de eğitimli martıları vardı :)

Tabii Dubai'de sezon olmadığı için sahil boştu ama yine de hareketliydi. Ayrıca sahilin iç kesminde çok güzel bir yürüme yolu ve ileride küçük bir marina da keşfettik. 

Bu kıyıya bakan, tek katlı müstakil güzel evler şehrin şatafatıyla tamamen zıttı. Dubai'de yaşasam sanırım burada yaşamak isterdim. 























19 Şubat 2018

Dubai Günleri - Şehir




Geçen hafta iş sebebiyle Dubai'deydik. Tatlı bir heyecanımız vardı tabii. Dubai meşhur bir kent sonuçta. Gitmeden gezilebilecek yerleri taradık. Hazırlığımızı yaptık. Gezimizin şöyle bir dezavantajı vardı. Gündüzleri iş  nedeniyle gezemiyorduk, haliyle bize 17.00 den sonrası kalıyordu. Biz de bu 5 günü elimizden geldiğince doldurmaya çalıştık. Genel izlenimim şu: Bir daha gitmem :)) Ülkemizin gerçekten kıymetini bilelim. Dubai suni, tarihi olmayan, biraz  ruhsuz ve çok şatafatlı, haliyle çok  pahalı bir yer. Beğendiğimiz yerleri tabi ki oldu ama bir daha gitmeye gerçekten gerek yok. 

Ben olur olmaz her şeyin fotoğrafını çektiğim için bir post ile bitmeyecek Dubai maceramız. Ben de bölge bölge postlara böldüm. Bu post şehri anlatsın istedim. Yüksek binalarıyla, ilginç taksicileriyle, metro istasyonları ile ve kaldırımsız yolları ile bir tuhaf şehir bu Dubai. 




Hani tamam bakması güzel ama insanlar her yere arabayla gittiği için midir bilmem yollarda adamakıllı kaldırım bulamıyorsunuz. Tamam sıcak memleket yürüyen çok olmaz ama karşınızda bir yer var ve siz oraya yürüyerek gidemiyorsunuz. Mesela biz Atana Otel'de kaldık (Fiyat-Performans açısından çok iyi bir otel). Karşımızda sahil vardı max. 2 km ötede ve biz oraya yürüyerek gidemedik. Durum böyle olunca her yere taksi ile gidiyorsunuz. Benzinin litresinin 2 tl olduğu yerde taksi beklediğimiz kadar ucuz değildi ama metrodan daha mantıklı kesinlikle. 

Taksi şöförleri genelde Afgan, Pakistanlı ya da Hindistanlı. Anlaşılır seviyede ingilizceleri var. Bazıları çok konuşkan olup size ülkelerinin tüm siyasi tarihini anlatırken, bazılarının ağzından kerpetenle laf almanız gerekebiliyor. Şansınıza artık... Genel olarak taksiler temiz. Bulunduğunuz yere göre 5 tl den de 12 tl den de açılış yapılabiliyor. Bir de zon zon bölmüşler şehri. Normalde 50 kuruş 50 kuruş artarken, zon geçişlerinde hooop 4 tl birden atıyor. 





 Bazı yerleri bilim- kurgu filmlerindeki şehirler gibi.






Bir şey dikkatimi çekti. Dubai de çok cami yok. En azından Türkiye'ye kıyasla. Ayrıca tüm camiler birbirine benziyor. Ezan sesini de neredeyse hiç duymadık. Ama mesela otel odasının tepesinde kıblenin yerini gösteren uyarılar var. Dindar ama dinci değil. Bir çok farklı ulustan insan gayet de uyum içinde yaşıyor. 





Gelelim metrolarına. Bir kere metroya ulaşmak için bir hayli yürüyorsunuz. İstasyona girdim biraz yürür trene ulaşırım yok. Dön babam dön. Yani neredeyse bir durak kadar yürüyorsunuz. Gereksiz uzun. Onun dışında pahalı. 25 tl ye Sabit kart alıp yolculuk başı 2-3 tl ye gidebilirsiniz. Ya da zonlara göre bir  yolculuk için kişi başı 8 tl ödeyebilirsiniz. Ama dikkat edin yanlış yerde inmeyin. Oradan çıkış yapamıyorsunuz. Metro kartlarınızı da yırtmayın ve kaybetmeyin. Sadece girişte değil çıkışta da o kartı okutuyorsunuz ve yanlış zonda inerseniz çıkamıyorsunuz :))

Onun dışında istasyonlarda sanal mall gördük ki çok güzel birşey. Akşam işten dönüyorsun markete gitmen gerek ama gitmene gerek yok aslında. Sanal mall dan siparişini veriyorsun. Evine geliveriyor. Çok mantıklı...


Veee tabii ki pembe vagon olayı... Önce garip geldi. Hoşumuza gitmedi. Ayrımcılık vs. Ama bu uygulamadan dolayı diğer vagonlar hep erkek dolduğu ve çok kalabalık olduğu için ister istemez kendimizi pembe vagonda bulduk. Rahat zamanlarda homojen oluyor ama kalabalık saatlerde başka çareniz yok. 

Bir mevzu da metroda yeme içme ve sakız çiğneme yasak. 100 tl ye kadar cezası var (Almanya metrosu bunu beğenmedi).










29 Ocak 2018

Manav Amca




Özellikle istedi kendisini çekmemi. Çilekleriyle poz verirken, çocuklarıyla poz veriyor gibiydi... Gururlu :) Meyvelerin renkleri ile orjinal renkli hali daha bir göz alıcı ama ben siyah beyazını tercih ettim. 





28 Ocak 2018

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...