31 Temmuz 2017

Yaşamak İstiyorum



İkinci Ayn Rand kitabımı da bitirmiş bulunmaktayım. Bu kadının inanılmaz bir dili var. Kitabı okurken resmen kendimi orada hissettim. Onlarla acıktım, onlarla üşüdüm, o tren yolculuğunu bile sanki ben yaptım. Öyle güçlü bir kalem. Sovyet ihtilalinin ardından kentlerine geri dönen Kira nın gözünden bakıyoruz o döneme. Kira dönemin siyaseti ile hiç ilgilenmemektedir. Tek istediği inşaat mühendisi olmak, binalar yapmak ve aşık olduğu Leo ile mutlu olmaktır. Yani özünde kira sadece istediği gibi "yaşamak" istemektedir. Ancak ihtilal sonrasının hem maddi hem manevi zorlukları bir türlü bu isteğine izin vermez. Soğuk, açlık, hastalıklar, yalanlar... 

Ayn Rand bireyselciliği savunan biri zaten. Ona göre devlet insanların konforlu yaşaması için sadece bir araç. Kira da öyle düşünüyor haliyle. Pekala başta söylemem gerekeni en sonda söyleyeyim; Zaten Ayn Rand'ın ilk kitabı olan "Yaşamak İstiyorum" bir tür otobiyografi. Kira karakteri de Ayn Rand'ın gençliği. Bunları düşünüp, bu yaşanılanların onda birini yaşamış olsa bile, bireyselciği anlaşılır sanırım. 

Kitapta beni rahatsız eden sadece Leo'nun karakter gelişimi idi. Sanki biraz uyumsuz oldu. Ya da şöyle mi düşünmek gerekir, "o zorluklar insana her şeyi yaptırabilir". Ha keza Kira da yoldan çıkmadı değil. Neyse daha fazla ipucu yok. Tavsiye ederim okuyun, hem güzel bir edebi eser okumuş olacaksınız, hem de o dönem hakkında merakınızı uyandıracak şeyler öğreneceksiniz. 




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...